Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Mayıs 2008 tarihli yazilar Mayıs 2008 tarihli diger ogeler resimler , videolar

selület azaltma

Tarih 28 Mayıs 2008, 16:18. Yazan ays1938.  
Etiket: erkek, güzel, haber, ilişki, kadın, magazin, mutlu, selület


Selülit Azaltma ve Vücut Şekillendirme

Radyofrekans ile selülit tedavisi tripollar radyofrekans ile yeni bir cihaz kazandı. Bipolar radyofrekans ile sağlanandan daha güçlü enerji ile selülit tedavisine yeni bir yaklaşım getirilmiş oldu.

Bu yöntemle ilk uygulamadan itibaren gözle görülebilir sonuçlar elde edilebiliyor.

Tripolar RF teknolojisi, selülit tedavisinde ve vücut şekillendirmede yeni yöntemlerden kabul ediliyor.

Bu yeni teknoloji, RF enerjisi ile etkin bir şekilde cilt gevşekliklerini ve
selüliti azaltıyor ya da ortadan kaldırıyor. Tripolar radyofrekans uygulamaları cildin pürüzlü görüntüsünü düzeltmek ve sellülitten kurtulmak için ideal bir çözüm ve yeni bir seçenek.

Uygulama kısa zaman alır. Kolay ve ağrısızdır.

Nasıl çalışır?

Tripollar RF teknolojisi sadece yüzeysel dokularda yapısal ve görsel değişiklikler yapmaz aynı zamanda daha derin cilt katmanlarındaki yağ dokularını da tedavi eder. Bu sistem selülitin sadece belirtileri ile değil sorunun kaynağını çözmeyi hedefler.

Diğerlerinden farkı nedir?

Tripollar uygulamaları tek bir el cihazı ile sağlanan seçici ikili elektro-ısıtma metoduyla aynı anda hem derin hemde yüzeysel kollajeni ısıtır.

diğer bazı metotlardaki gibi metodlar cildi soğutmaya ihtiyaç duyulmaz ve bu
sayede enerji olabilecek en iyi ve hızlı şekilde kullanılır. Bu şekilde sonuçları ilk seanstan hemen sonra gözle görülebilen güvenli bir etki ortaya çıkmış olur. Daha az seans gerektiren bir uygulama önermek para ve zamandan
tasarruf sağlar.

 
   

0 yorum.

Çalışan kadınlar öğle arası selülit sildiriyor

Tarih 28 Mayıs 2008, 16:07. Yazan ays1938.  
Etiket: erkek, güzel, haber, ilişki, kadın, magazin, mutlu, selület


Çalışan kadınlar öğle arası selülit sildiriyor

kadın selülit sildirmek Çalışan kadınlar öğle molasında selülitlerini sildiriyor. Prof. Dr. İsmail Kuran, termaj adlı bir aletle yapılan ve yaklaşık iki saat süren ısı tedavisiyle, selülitin silinebileceğini söylüyor. İşlem, iki hafta sonra sonuç vermeye başlıyor.....
Estetik Cerrah İsmail Kuran selülit tedavisinde kullanılan başlıca bıçaksız tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi:

* Selülit estetiği yapılabilir mi?
Cerrahi olarak selülite yapılacak bir şey yoktur. Herhangi bir ameliyatla selüliti giderme imkanı bugüne kadar bulunamadı. Cerrahi işlemlerle ancak bölgesel yağlanma azaltılabiliyor ama portakal kabuğu görüntüsü giderilemiyor. Bu nedenle de selülitin oluş mekanizmalarını düzenleyen yaşam alışkanlıklarını düzenleyen uygulamalar ön planda. Onlarla tedavi etmeye çalışıyoruz.

TERMAJ İŞE YARIYOR
*
Yememize-içmemize dikkat edeceğiz, su içeceğiz ve spor yapacağız. Selülitle savaşmanın tüm bunları yapmaktan daha kolay bir yolu yok mu?
Var. Bu konudaki gelişmelerden biri; radyo dalgalarını kullanan teknolojiler. Bunlar iki biçimde etki ediyor. Öncelikle bölgedeki kan dolaşımını artırıyorlar. Bağ dokusunun yapısını düzenleyerek cildin görüntüsünü daha düzgün hale getiriyorlar. Ayrıca radyo dalgaları; gevşemiş olan bağ dokusunu ısıtarak hem yeniliyor, hem de sıkılaştırıyor. Bu da cildin daha düzgün bir görüntüye kavuşmasına yardımcı oluyor.

* Termaj adlı yeni teknik hakkında ne düşünüyorsunuz? kadın selülit sildirmek1
Termaj çok yeni değil, ben ilk kez 2005 yılında Hollanda'da duydum. O zamanlar Amerika'da çok popülerdi, hala da popüler. Yüzdeki uygulamaları çok daha eski ama vücut üzerinde kullanımı daha yeni. Türkiye'de de son dönemde keşfedildi. Bu, Amerikan Sağlık Bakanlığı FDA'nın onayını almış bir cihaz. FDA zaman zaman onay verdiği aletlerle ilgili raporlar yayımlar. Termajla ilgili son olarak yayımladığı raporda; 'Geçici olarak selülite karşı etkilidir' diyor. Zaten bu konuda kalıcı bir çözüm henüz yok. Termajın yani radyo dalgalarıyla çalışan enerjilerin kolejen üzerindeki etkileri deneylerle de kanıtlanmış durumda. Aslında radyo dalgalarının yaptığı etkiyi yaratan çok güçlü lazerler var. Ama onların iyileşme süreçleri ve yüzeyde yarattıkları sonuçlar çok fazla. Bu teknolojinin biraz öne çıkmasının nedeni; kısa zamanda etkili olması. Tek seansta işlem bitiyor. Ayrıca işlemin yapıldığı gün bile, gayet rahat dolaşabiliyorsunuz. Sosyal bir ortama girebiliyorsunuz.

YANMA ETKİSİ
*
Bu yöntem nasıl uygulanıyor?
Ofis şartlarında uygulanabilen bir işlem. Bir ameliyathane ve anestezi gerektirmiyor. Uygulanacak bölge, kare kare işaretlenmiş bir çizelge ile işaretleniyor. Yanma etkisi yaratan bir işlem olduğu için yüzey bazen kremle uyuşturuluyor. Şiddetini ayarlamakta, hastanın tepkileri çok önemli. O yanma ve batma hissini alabilmemiz lazım. O nedenle anestezi altında yapılmaz. Yanma etkisi anlıktır. Atışı attığınız anda yanmayı hissedersiniz, bıraktığınızda ise durur. İşlem biraz zaman alıyor. Süresi, kullanacağınız atış sayısına paralel olarak yarım saat ile 2 saat arasında değişebiliyor. İşlemden sonra özel bir bakım gerekmiyor. Uygulandığı bölgede geçici bir kızarıklık oluşabiliyor. Çalışan kadınlar öğle tatilinde bile gelip, sorunlu bölgelerine tedavi yaptırabiliyor.

* İşlemden ne kadar zaman sonra sonuç alınabiliyor?
İşlem uygulandığı anda hafif bir değişim oluyor. Ama asıl değişim 2 hafta sonra kendini gösteriyor. Tam etkiyi görmek ise 4-6 ay sürüyor. Bu işlem, uygulandığı bölgedeki kolejen oluşmunu tetikliyor. Radyo dalgaları bağ dokusu içindeki kolejini ısıtıp yeni kolejen üretimine neden oluyor. Kolejen liflerinin boyu kısalıyor ve bu, cilt üzerinde gerginliğe yol açıyor.

EGZERSİZ YETMEYEBİLİR
*
Daha fazla egzersiz yaparak ve özenli bir diyet uygulayarak, bu aletin vücudumuzda göstereceği etkiyi kendi kendimize elde edebilir miyiz?
Ne kadar egzersiz yaparsanız yapın, egzersiz ile yol alabileceğiniz mesafe sınırlıdır. Eğer 1-2 kilo fazlanız varsa; sporunuzu ve diyetinizi yaparsınız, açık havaya çıkarsınız ve hafif selülit görüntüsü düzelir. Bu durumu biraz daha ileri götürelim. Eğer çok fazla kilo alıp verme olmuş ve deri esnekliğini yitirmişse, mutlaka ilave yöntemden yarar görmek gerekir. Bu noktada radyo dalgaları devreye girer. Diyelim ki; 2 doğum yapmış bir kadınsınız. Son yıllarda kilo hareketleriniz artmış, derinizde sarkma ve gevşeme oluşmuş. Bu noktada hem yaşam alışkanlıklarınızı gözden geçirmeniz, hem de karnınızı gerdirmeniz gerekebilir. Bunun yanında kolunuza liposuction yapılır. Ya da kesme yapmadan, termaj uygulanabilir. Bunların kombinasyonu şarttır. Tüm bu uygulamaların yerini, ait oldukları noktalarda tutmak gerekmektedir.

* Radyo frekans yöntemi, selülitten kurtulmak için yeterli midir?
Bu yöntemlerin hiçbiri tek başına yeterli değildir. Egzersizin her şekilde önemini vurgulamak lazım. Selülitten kurtulmak için mutlaka egzersiz ve diyet şarttır. Ama teknolojiden alacağınız yararı, ileri derecedeki selülitlerde diyet ve egzersizden alamazsınız. Kadınların yüzde 90'ında olan selülitin dereceleri vardır. Bunlar; birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü derece diye sıralanır. Hafif bir selülit ile ağır bir selüliti birbirinden ayırmak lazım. Birinci derecede selüliti radyo frekansla da, hafif bir diyet ve egzersizle de engelleyebilirsiniz. Ama dördüncü derecedeki selülit için diyet ve egzersiz yetmez, radyofrekans ise sadece azaltır.
Sabah gazetesinde Esra Tüzünün yazısı

0 yorum.

Halkbank’ta halka arzı bu yıl yaparız

Tarih 18 Mayıs 2008, 14:12. Yazan ays1938.  
Etiket: mali disiplin ve reformdan taviz yok

Halkbank’ın özelleştirilmesine kesin niyetli olduklarını söyleyen Kemal Unakıtan, “Piyasalara bağlı olarak bir halka arz yapmayı düşünüyoruz. Bizim niyetimiz bu özelleştirmeyi bu yıl yapmak” dedi

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Halkbank’ın özelleştirilmesine hükümet olarak kesin niyetli olduklarını kaydederek, “Piyasalara bağlı olarak bir halka arz yapmayı düşünüyoruz. Bizim niyetimiz bu özelleştirmeyi bu yıl yapmak” dedi.

İkincil halka arzda hisse oranının ne kadar olacağına piyasalardaki gelişmelere bağlı olarak karar vereceklerini ifade eden Unakıtan, hem Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın hem de danışman firmanın bu konu üzerinde çalıştığını ifade etti.

IMF’ye verilen son niyet mektubunda, Halkbank’ın yüzde 24’lük kısmının önümüzdeki dönemde, piyasa şartlarına bağlı olarak, ikincil hisse arzına sunulması için hazırlıkların yapıldığı, bu aşamadan sonra çoğunluk hisselerinin blok satışının yapılabileceği bilgisi yer alıyor.

Halkbank’ın yaklaşık yüzde 25 hissesi Mayıs 2007’de halka arz edilmiş ve halka arzdan elde edilen toplam gelir 1.85 milyar dolar olmuştu.

Türk Telekom’un halka arzının başarıyla tamamlandığını ve elektrik özelleştirmelerine başlandığını söyleyen Unakıtan, özelleştirmede hiçbir taviz vermeden yola devam edeceklerini vurguladı.

AB ve OVMÇ çapamız var

Unakıtan, 10 Mayıs’ta sona eren üç yıllık stand-by düzenlemesinin ardından IMF ile yola nasıl devam edileceğinde son sözü hükümetin söyleyeceğini belirtti ancak Türkiye’nin elinde Avrupa Birliği (AB) ve Orta Vadeli Mal Çerçeve (OVMÇ) gibi çapaların bulunduğunu ve Fon olsa da olmasa da reformların süreceğini kaydetti.

Unakıtan, Türkiye’nin değerlendirmelerini yaparken bir yandan da IMF’nin çalışacağını belirterek, “Maliye Bakanı olarak şunu söylemek istiyorum: IMF olsa da olmasa da Türkiye, aynı kararlılıkla mali disipline ve yapısal reformlara devam edecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Türkiye’nin elinde zaten AB çapası var. Biz OVMÇ’yi de açıkladık. O da bir çapadır” dedi.

Mali disiplin ve reformdan taviz yok

MALİYE Bakanı Kemal Unakıtan, IMF olsa da olmasa da mali disiplini sürdüreceklerini söyledi. Yapısal reformlara devam edeceklerinin altını çizen Unakıtan, “IMF olsa da olmasa da bunu yapmak mecburiyetindeyiz. IMF ile çalışıp da başarılı şekilde anlaşmaları sonuçlandıran AKP hükümetleri olmuştur. Yıllardır hiçbir hükümet bu anlaşmaları başarı ile sonuçlandıramadı. Onlar mali ve ekonomik yönden başarısızdırlar” dedi.


0 yorum.

100 dolara dizüstü bilgisayar

Tarih 18 Mayıs 2008, 14:04. Yazan ays1938.  
Etiket: "o.l.p.c adlı şirketin ürettiği bilgisayarlarda linux işletim sistemi kullanılıyordu.

XP işletim sistemli 'XO' dizüstü bilgisayarlar eylül ayında satışa sunulacak

18.05.2008 12:39

Microsoft, Nicholas Negroponte'nin kurucusu olduğu vakıfla işbirliği yaparak 100 dolara satılacak olan XP işletim sistemli dizüstü bilgisayar anlaşması imzaladı. Eylül ayında satışa çıkacak olan 'XO' dizüstü bilgisayarların satış fiyatı 100 dolar olacak.

PROJE UZADI

Yapılan anlaşmanın ardından konuşan Vakıf Başkanı Negroponte, "O.L.P.C adlı şirketin ürettiği bilgisayarlarda Linux işletim sistemi kullanılıyordu. Çocuklar, ara yüzü değişik olan sistemi kullanamıyordu. Şimdi Microsoft'la yaptığımız anlaşmaya göre üretilecek ucuz bilgisayarlarda XP işletim sistemi kullanılacak" dedi.

1.700 gram ağırlığında olacak lap top içinde web cam, mikrofon ve joystick barındıracak. Daha şimdiden 600 bin sipraiş alan bilgisara özellikle Peru, Meksika ve Uruguay hükümetleri büyük ilgi gösterdi. Bill Gates'le 1 yıl önce masaya oturduklarını söyleyen Negroponte," Sıkı pazarlıklar sonucu bu anlaşmayı yaptıkç Dünyada bilgisayarı olmayan çocuk kalkmayacak" şeklinde konuştu.

O.L.C.P adlı şirketin ürettiği ucuz lap toplarda Linux işletim sistemi içinde yüklenmiş olarak geliyor. Bundan sonra üretilecek olan lap toplarda XP işletim sistemi de bilgisayarın içinde yüklenmiş olarak gelecek.

Microsoft'un Gelişmekte Olan Ülkelerden Sorumlu Yöneticisi James Utzschneider, insanların XO adlı bilgisayarı çok sevdiğini ancak işletim sistemini kullanmakta güçlük çektiklerinden ötürü şikayet ettiklerini söyledi. Utzschneider, "Çocuklar için tasarlanan XP işletim sistemli XO'lar önümüzdeki aydan itibaren birkaç ülkede test edilecek. Eylül ayında 100 dolarlık bilgisayarlar piyasada olacak" dedi.

Intel, çocuklar için 'classmate' adlı lap top'u bir süre önce piyasaya sürmüş ancak 400 dolarlık fiyatı nedeniyle projede başarısız olmuştu.

Gazeteport

0 yorum.

Chat şantajından çıkan şok fotoğraflar

Tarih 10 Mayıs 2008, 11:07. Yazan ays1938.  
Etiket: fotoğraf, lise, magazin, mahkeme, tecavüz, tuzak, öğrenci

Liseli kıza, cep telefonundaki çıplak fotoğrafla şantaj iddiasında ilgin gelişme

İsmail AKDUMAN/SAMSUN, (DHA)




SAMSUN'da internette `chat' yaparken tanıştıkları 15 yaşındaki lise öğrencisi D.A.'yı tuzağa düşürüp tecavüz ettiği ve cep telefonuyla çıplak fotoğrafını çekip şantaj yaptığı ileri sürülen Bekir Koçoğlu ile arkadaşları F.A. ve Ü.G., Samsun 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanıyor. Tutuklu sanık 29 yaşındaki Bekir Koçoğlu, "Birçok kez ilişkiye girdik. Cep telefonumla görüntü aldım. Ancak bunu gizli yapmadım" derken, diğer sanıklar F.A. ile U.G. ise, iftiraya uğradıklarını söyledi.

Geçen Ocak ayında Samsun'da ortaya çıkan olayda, lise öğrencisi D.A., iddiaya göre 2006 yılının Ağustos ayında internet kafede chat yaparken önce Bekir Koçoğlu ile tanıştı. Bu arkadaşlık sürerken, genç kız ardından yine chat yaparken F.A. ile de tanışıp arkadaş oldu. Lise öğrencisi olan D.A., verdiği ifadede "Bir gün yine internette chat yaparken, F.A. gelip beni dışarı çıkardı. Bana bıçak dayayarak tehditle U.G.'nin bulunduğu eve götürdü. Burada benimle zorla ilişkiye girdiler. Korkumdan kimseye birşey anlatamadım" dedi. D.A. ifadesine şöyle devam etti:

"2007 yılının Şubat ayında Bekir bana telefon açıp, `Yanımda U.G. var. Onunla ilişkiye girmişsin. Seni ailene söyleceğim' diyerek tehdit etti. Şoke oldum. U.G. ile tanıştıklarını bilmiyordum. Korktum Bekir'in evine gittik. O da benimle zorla ilişkiye girdi. Kendisinden kurtulmak istedim ancak uygunsuz görüntü ve fotoğraflarımı çekmiş ve bunları internette yaymakla tehdit etti. Aylarca şantajla bana tecavüz etti. Her üçünden de şikayetçiyim"

İLK DURUŞMA GİZLİ YAPILDI

Olay sonrası cep telefonunda liseli kızın görüntü ve fotoğrafları bulunan büfe işletmecisi Bekir Koçoğlu ile üniversite öğrencileri 20 yaşındaki F.A. ile 21 yaşındaki U.G. tutuklanıp cezaevine gönderildi. Geçen Mart ayında gizli olarak yapılan ilk duruşmada F.A. ile U.G. üzerlerine atılan suç vasfının değişme olasılığı gözönüne alınarak tahliye edilmişti.

Dün Samsun 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde ikinci kez hakim önüne çıkan tutuklu sanık Bekir Koçoğlu'nun cep telefonun hafıza kartında D.A.'nın kendisiyle uygunsuz görüntülerinin yanısıra D.A.'nın başka bir kızla öpüşürken ve bir kız öğrencinin de soyunurken çekilen görüntülerinin de bulunması herkesi şaşırttı. Şantaj, tehdit ve tecavüz suçmasıyla 20 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan sanıklardan Koçoğlu savunmasında, "Birçok kez ilişkiye girdik. İlişkimizden bir kısmını da cep telefonumla kaydettim. Ancak bunu gizli yapmadım. Kendisi bu kayıtlardan haberdardır. Her şey kendi gözü önünde olmuştur. Görüntülerden anlaşılacağı gibi zorla bir şey yapılmamıştır. Görüntülerini internette yayınlamakla da tehdit etmedim" dedi. F.A. ile U.G. ise suçsuz olup, iftiraya uğradıklarını ileri sürdü. Kocaoğlu'nun tutukluluk halinin devamına karar verilirken, duruşma, D.A.'nın ruh sağlının bozulup bozulmadığının tespiti için ertelendi.

0 yorum.

Allah akıl, fikir versin!

Tarih 02 Mayıs 2008, 13:59. Yazan ays1938.  
Etiket: adana, belediye, ekmek, gündem, habar, magazin

ADANA'nın AKP'li Büyükşehir Belediyesi, belediye ekmeğine zam yaptı. Yüzde 33.3 oranındaki zamma, "Ekmek büfelerinde ucuz ekmek için sıra bekleyenlerin izdiham yaşamaması" gerekçe gösterildi.

Büyükşehir Belediyesi Basın Bürosu'ndan yapılan açıklamada, belediyenin üretip, tanesini 15 YKr'den sattığı 200 gram ekmeğin gramajı sabit kalmak üzere fiyatının 20 YKr'ye çıkarıldığı belirtildi. Fırıncıların 150 gram ekmeği 40 YKr'den satmaya başlaması nedeniyle belediye ekmek büfeleri önünde ucuz ekmek kuyruğu oluştuğu hatırlatılan açıklamada, izdiham yaşanmasını önlemek için ekmek fiyatında düzenleme yapıldığı anlatıldı. Belediye ekmeğine zam 5 Mayıs'tan itibaren geçerli olacak. Büyükşehir Belediyesi ekmek büfelerinde, bir kişiye 10'dan fazla ekmek satışı yapılmıyor.

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı AKP'li Aytaç Durak da ekmek zammına gerekçe olarak ekmek büfelerindeki kuyrukları gösterdi. Belediyenin mevcut 3 ekmek fabrikasında günde ortalama 550 bin ekmek üretildiğini kaydeden Durak, yazılı açıklamasında, "Fabrikalarımızın kapasitesi sınırlı olduğu için fazla ekmek üretimi yapamıyoruz. 4'üncü ekmek fabrikamızın yapımı sürüyor. Yeni fabrikamız devreye girene kadar, ekmek kulübelerimizin önünde izdiham yaşanmasını önlemek için böyle bir kararı aldık. Ekmek büfeleri önünde izdiham yaşanmasını önlemek için ayarlama kaçınılmaz oldu" dedi. vatan



ADANA, (DHA)

0 yorum.

"Savunma yapmadık, cevap gönderdik"

Tarih 02 Mayıs 2008, 13:47. Yazan ays1938.  
Etiket: ekonemiye, gündem, haber, savunma

Suçlu olmadıklarını belirten Erdoğan bu nedenle mahkemeye "cevap" gönderildiğini söyledi


aşbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'yi kapatma davasında Anayasa Mahkemesi'ne verilen ön savunmanın ardından milletvekilleriyle bir aBraya geldi.

Anayasa değişikliğine sıcak bakmadığını söyleyen Erdoğan, "uzlaşma arayalım" önerilerine, "kimle neyi görüşeceğiz. Hangi partiyle uzlaşacağız" yanıtını verdi.

CNN TÜRK muhabiri Fatih Atik'in edindiği bilgiye göre, milletvekillerinin kapatma davasına karşı görüşlerini alan Başbakan Erdoğan, Anayasa Mahkemesi'ne çok güçlü bir cevap gönderdiklerini belirterek, "Biz suçlu değiliz onun için savunma yapmadık, cevap gönderdik" dedi.

Belirsizliklerin ekonomiye zarar verdiğini anlatan Başbakan, 1 milyar dolar yatırım yapmaya hazırlanan bir firmanın belirsizlik nedeniyle yatırımdan vazgeçtiğini söyledi.

Milletvekillerine olumlu mesajlar veren Erdoğan'ın, "Partimizin kapatılacağına inanmıyorum. Şahsen gönlüm çok rahat. Bu tren yolunda devam edecek. Bir an önce davanın sonucunu görelim" dediği öğrenildi.

AKP hakkındaki dava

Anayasa Mahkemesi 31 Mart'ta AK Parti'nin kapatılması istemini içeren iddianamenin Abdullah Gül dışında kalan bölümünün kabulüne oybirliğiyle, Abdullah Gül yönünden de kabulüne oy çokluğuyla karar verdi.

0 yorum.

CHP'den Erdoğan'a: FAŞİST!

Tarih 02 Mayıs 2008, 13:36. Yazan ays1938.  
Etiket: demokrasi, faşist, görüş, gündem, haber, hakları, siyaset, ğzgürlük insan

CHP'den 1 Mayıs dayağına sert tepki: Başbakan faşist anlayışıyla olayları tahrik etti

CHP Kocaeli Milletvekili Cevdet Selvi, İstanbul’da yaşanan 1 Mayıs kutlamalarında ortaya çıkan olumsuzlukların birincil sorumlusunun Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olduğunu ileri sürdü. Başbakan Erdoğan’ın, “faşist” bir anlayışla 1 Mayıs’a yaklaştığını ifade eden Selvi, İstanbul Emniyet Müdürü ve İstanbul Valisi’nin de tutumunu eleştirdi. Selvi, olayları Meclis gündemine taşıyacaklarını söyledi.

CHP'li Selvi, İstanbul’da 1 Mayıs kutlamalarında yaşanan olayları ANKA’ya değerlendirdi ve başta Başbakan Erdoğan olmak üzere İstanbul Valisi Muammer Güler ve Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’ın yaşanan olaylarının asıl sorumlusu olduğunu söyledi.

1 Mayıs’ın tüm dünyada barış içerisinde kutlandığını ifade eden Selvi, “Maalesef 1 Mayıs Türkiye’de üzüntü ve çatışma günü oldu” dedi. Başbakan Erdoğan’ın “kendisini seçen” emekçi halka karşı “bozuk üslup ve hakaretamiz sözler” sarfettiğini belirten Selvi, “Başbakan, 1 Mayıs’ı da bir inatlaşma ve tahrik aracına dönüştürdü. Emekçi halkın demokratik ve en doğal hakları yıllardır yok sayıldığı için bardağı taşıran son damla Erdoğan’ın tahrikleri oldu” diye konuştu.

-BAŞBAKAN PROVOKE ETTİ-

Sendikaların uyumlu ve geçmişin olumsuzluğunu gidermeye dönük bir çabayla 1 Mayıs’ı kutlama isteklerine AKP Hükümeti’nin olumlu yaklaşmamasını eleştiren Selvi, şunları söyledi:
“Sendikaların iyi niyetli taleplerine, Tayyip Erdoğan bir güç gösterisi, inatlaşma anlayışı ile yaklaştı. AKP 1 Mayıs’ın tatil olması için yasa teklifi verdi, herkesi umutlandırıp sonra hayal kırıklığına uğrattılar. Arkasından 1 Mayıs alanına izin verilmeyeceği tahrik edilerek kamuoyuna duyuruldu. AKP kendi yarattığı gerginliği tüm Türkiye’ye yaygınlaştırdı. Tayyip Erdoğan bir Başbakan gibi değil adeta bir taraf olarak derenin taşıyla, derenin kuşunu vurdurmuştur. Bu ülkenin polisi ile bu ülkenin emekçisini karşı karşıya getirmiş, provokasyonu bizzat kendisi körüklemiştir.”

-FAŞİST ANLAYIŞ-

Başbakan Erdoğan’ın 6 yıldır “demokrasi, özgürlük ve insan hakları” söylemlerinde bulunduğunu hatırlatan Selvi, son 1 Mayıs kutlamalarında Erdoğan’ın tam bir “faşist” anlayış sergilediğini söyledi. Selvi, şöyle konuştu:
“Başbakan, demokrasiyi işine geldiği gibi, özgürlüğü ise kendi ideolojisinden yana olanlarla kısıtlı tuttuğunu bir kez daha gösterdi. Erdoğan, iki yüzlü kişiliğini bir kez daha ortaya koydu. İktidar olmanın avantajını hoyratça global sömürü ile işbirlikçiler ile paylaştı. Ne kadar acımasız ve sorumsuz olduğu bir kere daha ortaya çıkmıştır. Ancak bunun hesabı mutlak ve mutlak sorulmalıdır. Sorulacaktır. Artık her şey net olarak ortadadır.

Tayyip Erdoğan’ın böylesine faşizanca davranışı geniş bir şekilde yazılacaktır. Taksim fatihi, işçi dostu Tayyip artık mutlu ve güçlü olarak kendini ve partisini anlatmaya çalışacaktır. Bu ayıp da AKP’lilere yeter. Bu konu Meclis’e taşınacaktır. Bizzat Başbakan, birlik ve beraberliği bozucu tahrik edici olumsuz bir ortam yaratmıştır. Buna söylenecek bir şey yoktur. Bu hesap sandıkta mutlaka sorulacak. Burada, olumlu ve sorumlu yaklaşımları nedeniyle 1 Mayıs’a katılan tüm sendikacıları ve emekçileri gönülden kutluyorum.”

-POLİSİN TUTUMU İZAH EDİLEMEZ-

CHP’li Selvi, İstanbul Emniyet Müdürü ve İstanbul Valisi Muammer Güler’in tavrını da eleştirdi. Selvi, şunları söyledi:
“Polisin tutumunu izah etmek mümkün değil. Savaşlarda bile çaresiz insanlara kapısının önünde saldırmak suçtur. Daha insanlar dışarı bile çıkmadan saldırının ne anlama geldiği herkes tarafından görülmüştür. İstanbul yönetimi hep beraber bir provokatif eylem ortaya koymuştur. Bunları bir güvenlik olayı gibi görmek mümkün değildir. Yüzlerce insanın bulunduğu kapalı alanlara onlarca gaz bombası atmanın acımasızlığı ve sorumsuzluğu izah edilemez. Bu vahşeti tüm dünyaya gösteren Tayyip’i kutlamak lazım. Biz konuyla ilgili yasal ve siyasal anlamda her türlü girişmede bulunacağız. Bu Vali Başbakanın talimatı üzerine günler önceden adeta halkı tahrik etti. Bu kadarını hiçbir kimse tahmin bile edemiyordu. Uzun süre uzlaşma her türlü olumlu katkıda bulunma gayretinde bulunan sendikacılara adeta itibar edilmedi ve böyle bir olayın olması için Tayyip ısrarla tahrik etti.”  vatan

0 yorum.

Çalık Halkbank'a da talip oldu

Tarih 02 Mayıs 2008, 09:06. Yazan ays1938.  
Etiket: bank, finans, gündem, haber, halk, halkbank, talip, çalık

halkÇalık Grubu’nun 375 milyon dolar kredi aldığı Halkbank özelleştirmesi ile ilgilendiği ortaya çıktı
75 yıllık tarihinde, hiçbir kuruma 125 milyon dolardan daha büyük kredi vermeyen Halkbank, ekstra teminat dahi istemeden 375 milyon doları tek kalemde Çalık şirketi Turkuvaz’a aktarırken, Çalık Grubu’nun da Halkbank özelleştirmesi ile ilgilendiği ortaya çıktı. Çalıkbank’ın Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sümer, “Türkiye’de büyük bir banka almak ve finansta büyümek istiyoruz. Halkbank için yabancı bir ortakla hareket edebiliriz” diyerek grubun hedefini ortaya koydu



1933 yılında küçük esnafı desteklemek amacıyla 2284 sayılı kanunla kurulan Halkbank, 375 milyon dolarlık tarihinin en büyük kredisini tek kalemde Çalık Grubu’na gözünü kırpmadan vererek Başbakan Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın CEO olduğu bu gruba, Türkiye’nin ikinci büyük medya kuruluşunun sahibi olma imkanını da adeta bahşetti.
Özkaynaklarının 1.1 milyar dolarlık bu alımın bırakın yarısını, çeyreğini bile finanse etmeye yetmediği, bu alım için hazırlanan finansman modeli ile net olarak ortaya çıkan Çalık Grubu’nun kredi kullandığı Halkbank’ın sahibi olma arzusu ise işin sürpriz kısmını oluşturuyor.



Çalık Grubu’nun Halkbank ile ilgili olduğu söylemi, bu tip satışlar öncesi piyasada sıkça dolaşan dedikodulardan da değil üstelik.
Serdar Sümer’in sözleri...
Çalıkbank’ın Halkbank’a olan ilgisini bizzat Çalıkbank’ın tepe yöneticisi söylüyor.

Nerede söylüyor?

Profesyonel finansçıların, banka müdürlerinin, şirket avcılarının en çok rağbet ettiği mergermarket.com’da söylüyor.
Ne zaman söylüyor?



Çalık Grubu, tam da Sabah-atv finansmanı için fellik fellik para ararken, 28 Mart 2008’de söylüyor.
Burası öyle herhangi bir internet sitesi değil.
mergermarket.com, birleşme ve satın alma haberlerinde referans olarak gösterilen, sadece üyelerinin belli bir ücret ödeyerek edindikleri özel şifre yardımıyla girebildikleri bir site.
Dünyanın 53 farklı noktasında ofisleri var. Uluslararası satınalmalar konusunda bilgi hizmeti veren bir kurum olan mergermarket, dev satın almalar ve hisse devirleri konusunda danışmanlık yapan kuruluşlara anlık bilgi sağlıyor.
İşte böylesine önemli referans bir siteye, 28 Mart 2008’de konuşan Çalıkbank’ın Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sümer, “Türkiye’de büyük bir banka satın almak ve finans sektöründe yaygın bir şekilde büyümek istiyoruz” ifadesini kullanıyor.
Sümer, “Ancak Halk Bankası tek başına teklif vermemiz için çok büyük. Yabancı bir banka ile ortak hareket edebiliriz” diye devam ediyor.
Aynı haberde konuyla ilgili yorumlar da yer alıyor. Türkiye’de Yunan Alpha Bank’ın Anadolu Endüstri Holding’e ait Abank’ın alımı konusunda yaşadığı sıkıntılara aleyhte haberlere dikkat çekiliyor ve “Hükümet de bu tip eleştirilerin önüne geçebilmek için kamu bankalarının yerli bir ortağı olan konsorsiyumlara satışına sıcak bakıyor” deniliyor.

Hükümet de sıcak bakacaktır

Yabancıların Türkiye’de satın alma girişiminde yerli ortakla hareket etmesinin sadece finans sektöründe değil, tüm sektörlerde çok sık görülen bir strateji haline geldiğinin de altı çiziliyor ve Migros örneği veriliyor.
Halkbank’a da, içinde yerli bir grubun olduğu konsorsiyumun teklif vermesinin hem muhalefetin eleştirilerini dengeleyeceği hem de açılacak davaların önüne geçebileceği vurgulanıyor.
mergermarket.com’un haberinde Çalık Grubu’nun Hükümet’vatanle olan ilişkilerinin çok iyi olduğuna da dikkat çekilerek, bu tip bir oluşuma Hükümet’in sıcak bakacağının altı çiziliyor.

Nasıl, iyi değil mi?

Önce kredi kullan. Ardından kredi kullandığın bankayı satın al. Türkiye bu tip tuhaf satın alma modellerini 2001 bankacılık krizinden önce gördü.
Biz bu işler bitti diye düşünüyorduk ama otorite kurum BDDK’nın gözü önünde pişkinlik seviyesini bile zorlayan işler çevriliyor.
Herhalde Halkbank’ın alımı için de gerekli olan finansmanı, bir başka kamu bankası olan ve Sabah-atv alımına karışmayan Ziraat Bankası’ndan temin etmenin yollarını ararlar. Zira Sabah-atv için para çıkaramayan Çalık Grubu’nun Halkbank için özkaynak yaratması imkansız. vatan

0 yorum.