| | Create free blog ( Türkçe , Русский , Deutsch , Español )
Yazılar arşiv 06.2008 Diğer girdiler 2008-06 resimler , videolar

Millilere müthiş övgü

Tarih 27 Haziran 2008, 15:43. Yazan ays1938.  
Etiket: a milli takımımız’ın avrupa şampiyonası’na veda etmesine rağmen, haber

Milli takımımızın Avrupa Şampiyonası'ndaki performansı "Bir türlü öldürülemeyen canavarlar olur ya..." şeklinde yorumlandı

Blatter: “Böyle bir Türkiye izlediğim için gurur duyuyorum.”
Merkel: “Nefesimi tuttum. Türkiye gerçekten çok güzel oynadı.”
Platini: “Türkler çok iyiydi.”

A MİLLİ Takımımız’ın Avrupa Şampiyonası’na veda etmesine rağmen yarı finalde sergilediği oyun dünya futbolunun patronu FIFA Başkanı Sepp Blatter’den Almanya Başbakanı Angela Merkel’e kadar herkesten büyük övgü aldı. Diplomatik tavrına tanınan FIFA Başkanı maç sonu yaptığı açıklamada “İki takıma da güzel sözlerimi göndermek istiyorum. Özellikle Türkiye’ye. Futbol bu ne olacağı belli olmaz. Uzatmaya gideceğini tahmin ediyordum ama olmadı. Böyle bir Türk Milli Takımı’nı izlediğim için gurur duyuyorum” dedi.

Karşılaşmayı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile izleyen Almanya Başbakanı Angela Merkel ise “Nefesimi tuttum, ancak şimdi takımı kutluyorum. Türkler gerçekten çok güzel oynadılar. Sonuçta takımımızın sinirleri çok sağlam çıktı. Çok güzel bir final oynayacağımıza inanıyorum” diye konuştu. UEFA Başkanı Michel Platini’nin ise Abdullah Gül’e maç boyunca Milliler’in çok iyi oynadığını söylediği karşılaşma bitiminde de “Bu, maç... Netice böyle oluyor bazen” yorumunu yaptığı ifade edildi.


Times gazetesi ise en ilginç yorumu yapanlardan biriydi. Milli takımımıza geniş yer ayıran gazetede "Türkler efsanevi savaşçılar gibiydi fakat bu sefer geri dönüşleri de yetmedi" yorumunu yaptı.

TIMES:

Türkiye'yi elemek için çok özel bir şeye ihtiyaç vardı. hani filmlerde bir türlü ölmeyen canavarlar olur ya... Gümüş kurşunla ya da kalbine hançer saplanarak öldürülür.. .Türkiye de öyleydi...
İngiltere milli takımının Rio Ferdinand, Joe Cole, Wayne Rooney ve Michael Owen olmadan sahaya çıktığını düşünün. İşte Türkiye de dün aynı durumdaydı. Sahaya kaleci dahil 5 yedekle çıkan Türkler buna rağmen maç boyunca daha iyi olan taraftı. Bu yenilmez canavarı devirmek için aynı filmlerde olduğu gibi Almanya'nın bir kahramana ihtiyacı vardı ve o kahramanı da maçın son dakikasında buldular. Böylece Türkiye'nin rüyası da bitti.


EURO 2008’İN EN İYİSİ

UEFA ise “Almanlar, Türkler’i kendi oyunuyla yendi” yorumunu yaparken, Avrupa medyası ise şu yorumları yaptı:

İNGİLTERE

-BBC: Philipp Lahm’ın son dakika golü Almanya’yı Euro 2008 finallerine gönderdi ve ölesiye şansız Türkiye’yi batırdı.

-GUARDIAN: Türkiye son dakika kahramanlıklar ile ünlüydü ancak Avrupa Şampiyonasında başka heyecanlı bir gecede kazın ayağının öyle olmadığını anladılar.

-INDEPENDENT: Bu heyecanlı karşılaşma Philip Lamm’ın son dakika golüyle kazanıldı ve Almanya finallere yükseldi ancak Türkiye parlak ve korkusuz performansıyla bu turnuvanın gidişatını dramatik bir biçimde değiştirdi.

-TELEGRAPH: Türkiye kaleci dahil olmak üzere sadece beş adet formda yedek oyuncusuyla inkar edilemez ki daha iyi takımdı.

-SUN: Türkler Almanları geriye iterek, hücuma devam ettiler. Ama sonunda olmadı. Ancak hiç kimse hala hayrete düşüren turnuvaya yaptıkları katkıyı unutamayacak.

-MIRROR: Almanya dün gece bir rekor kırarak altıncı kez Avrupa şampiyonası finallerine yükselirken, Philipp Lahm Türkiye’nin maçı çeviren krallarını sonunda öldürdü.

-ALMANYA

-DEUTSCHE WELLE: Avrupa Şampiyonası yarı final maçında Türkiye’yi 3-2 yenen Almanya’da gece geç saatlere kadar kutlama vardı.

-DER SPIEGEL: Çarşamba gecesi Euro 2008 yarıfinalinde iki ülke karşılaşırken barış ve dostluk herkesin dilek listesinin en üstlerinde yer alıyordu.

-ABD

-THE NEW YORK TIMES: Bu kez en gerekli olduğunda Türkiye geri dönüşünü biraz erken yaptı.

WASHINGTON POST: Son beş dakikada atılan iki golle maç iki türlü de sonuçlanabilirdi ancak Türkiye’nin üç şaşırtıcı geri dönüş zaferinden sonra gün Almanya’nın günüydü.

-İSPANYA

-MARCA: “Almanya, a la turca finalist oldu. Almanya, Euro 2008’de gerçekten harika bir maçta Türkiye’yi yenerek ilk finalist oldu. Türkiye de, kazanmayı hak etti.”
-AS: “Almanya, Almanya oldu. Etkinliği ve Rüştü sayesinde iyi bir performansı gösteren Türkiye’yi yendi. Türkiye’nin mucizelerinin sonu geldi.”
-MUNDO DEPORTİVO: “Türk mucizesi için Alman aspirin. Lahm’ın son nefesinde attığı gol, harika bir Türk ekibinin karşısında Almanya’yı kurtardı.”
-EL PAİS: “Almanya Türkiye’yi affetmedi. Low’un ekibi, zayıf futbolunu şans ile telafi etti. Almanya, Viyana’ya ancak Türkiye tarafından hırpaladıktan sonra varabildi.”
-ABC: “Almanya’nın etkinliği, Türk mucizesinin sonu oldu. Almanlar, etkinliğe gelince usta olduklarını bir kez daha kanıtladı.”

FRANSA
-L’EQUİPE: “Almanya’nın da mucizesi var. Bu harika Türk takımı, sakatlıklardan yara almış olsa, karşılarında Almanlar gibi bir dev olsa da, hiçbir zaman boyun eğmedi.”
-LE FİGARO: “İnanılmaz bir maçın sonunda, Almanya, Euro finali biletini elde etti. Terim’in adamları, hala birer kahraman ve başı dik maçtan ayrıldı.”

İSVİÇRE
-LE TEMPS: “Türkiye çok iyi mücadele etti ancak son sözünü söyleyen ve finali oynayacak olan Almanya oldu.”
-LA TRİBUNE: “Birinci yarıda harika olan Türkler, olağanüstü, şaşırtıcı bir maç sonunda boyun eğdi.”

BELÇİKA-LE SOİR: “Almanya, öngörüldüğü gibi finale çıktı. Ancak gece Michael Ballack ve takımı için hiç de rahat olmadı. Futbol oynayan, ve şampyonada en iyi maçını oynayan Türk takımı tarafından her yönünden hırpalandı.













































     

0 yorum.

Pentagon'a giden AKP raporuvatan

Tarih 25 Haziran 2008, 13:42. Yazan ays1938.  
Etiket: 'türkiye'de siyasal islam'ın yükselişi' konulu bir rapor, haberpentagon

Pentagon, 'Türkiye'de Siyasal İslam'ın Yükselişi' konulu bir rapor hazırlattı. Raporda, Türkiye'de İslam eksenindeki siyasi ve sosyal gelişmeler, gelecekteki muhtemel senaryolar ve bunların ABD'ye yansımaları ele alınıyor. İşte raporda yer alan ilginç tespitler:

Ali H. Aslan / Zaman




Pentagon'da ABD eski Ankara Büyükelçisi Eric Edelman'ın deruhte ettiği Siyasi İşlerden Sorumlu Savunma Müsteşarlığı, RAND Corporation adlı araştırma kuruluşuna 'Türkiye'de Siyasal İslam'ın Yükselişi' konulu bir rapor hazırlattı.

Angel Rabasa ve F. Stephen Larrabbee adlı uzmanların imza attığı raporda, Türkiye'de İslam eksenindeki siyasi ve sosyal gelişmeler, gelecekteki muhtemel senaryolar ve bunların ABD'ye yansımaları ele alınıyor.

Raporda, AK Parti'nin açık ve agresif bir İslamcı gündem peşinde koşma ihtimalinin zayıf olduğu belirtilerek dolayısıyla askerî darbeye sebebiyet vermeyeceği ifade ediliyor.

Türklerin şeriat devletine karşı durduğuna ve AB üyeliğinin halkın yarısından fazlasınca desteklendiğine dikkat çekilen raporda AK Parti'nin kapatılmasının 'çok az şeyi çözeceği' ve 'krizin derinleşmesine sebebiyet vereceği' öngörülüyor.

AK Parti'nin başarısının 'İslami kökleri olan siyasi hareketin gücü'nü gösterdiği savunulan raporda, Refah ve Fazilet gibi selef partilerden çok farklı olduğu belirtiliyor. Raporda, AB yolunda diğer dinlere ait azınlıkların haklarını da içeren reformlar yapıldığına dikkat çekiliyor.

RAND raporunda önümüzdeki 10 yılda Türkiye için dört ana muhtemel senaryodan söz ediliyor: AKP'nin ılımlı, AB eğilimli bir yol izlemesi, sinsi İslamlaşma, AKP'nin yargı tarafından kapatılması ve askerî darbe.

Rapora göre, AKP kapatılmazsa ve iktidarda kalırsa, laikçileri tahrik edecek ve laik-dindar dengesini değiştirecek icraatlar yönünde bastırma hususunda 'daha ihtiyatlı' olacak.

Kemalist idareci sınıfın Türkiye'de hâlâ 'büyük oranda hakim' olduğu kaydedilen raporda, 'Siyasette dinin kabul edilir rolünü tanımlayan çizgileri aşan herhangi bir hükümet, siyasi gerilime sebebiyet verecek ve muhtemelen askerî müdahaleyi tahrik edecektir.' tespiti yer alıyor; ancak AKP'nin öncülleri sayılan Refah ve Fazilet Partisi'nden çok farklı politik hedeflere sahip olduğu ve AB üyeliği hedefine öncelik verdiği vurgulanıyor. Bunun yanı sıra Türkiye'de mutedil ve çoğulcu bir İslam geleneği olduğu vurgulanarak, dindar insanların da içinde bulunduğu çok büyük bir çoğunluğun din devletini desteklemediği belirtiliyor. Türkiye'nin Batı'ya büyük ölçüde entegre olmuş bir ülke olmasının dine dayalı bir sistem kurulmasını zorlaştıran bir başka faktör olarak anlatıldığı raporda, AKP hükümetinin gerçekleştirdiği demokratik reformlar ve azınlıklara yönelik yaklaşımıyla ülkedeki azınlık topluluklarının da desteğini aldığı kaydediliyor. Rapor, AKP'nin 'çok daha agresif bir İslamcı gündem' peşinde koşma ihtimalinin 'daha az muhtemel' olduğu sonucuna varıyor. AKP'nin kapatılmasının 'çok az şeyi çözeceği' ve 'krizin derinleşmesine sebebiyet vereceği' öngörüsü yapılırken, muhtemelen partinin yeni bir isimle yeniden ortaya çıkacağı kaydediliyor. Askerî müdahaleleri 'yumuşak darbe' ve 'doğrudan müdahale' olarak ikiye ayıran raporda, özellikle eğer AKP, İslami gündem adına daha yoğun şekilde bastırırsa ordu tarafından doğrudan darbenin 'değerlendirme dışı tutulmayacağı' ifade ediliyor. Ancak yazarlar bunun ordunun elindeki 'diğer tüm seçenekler tükenirse' yapılacağını kaydediyor. Türkiye'nin Osmanlı döneminden beri İslam ile Batılılaşmayı birleştirmeye çalışmasının Ortadoğu'daki diğer İslam ülkelerinden farklı olarak bölgedeki siyasi modernleşme sürecini tanımlayan keskin ayrılıklar ve şiddetten korunma ihtimalini artırdığı belirtiliyor.

'İslamî köklere sahip bir partinin din ve devlet arasındaki sınırlara riayet ederek laik demokratik sistemde icraat yapma kabiliyeti İslam'ın modern laik demokrasi ile bağdaştırılamayacağı argümanını çürütür.' deniyor. Bu deneyimin akim kalmasının 'daha büyük laik-İslam kutuplaşmasına sebebiyet vereceği, Türkiye dışındaki İslam ülkelerine ve gruplara olumsuz yansımaları olacağı anlatılıyor. Öte yandan özellikle laikçileri ve orduyu rahatsız ettiği gerekçesiyle, Amerikan devletine Türkiye'yi Ortadoğu için 'model' olarak tasvir etmemeleri uyarısında bulunulurken, Türkiye'deki mutedil ve çoğulcu İslam anlayışının diğer Müslüman ülkeler için örnek oluşturabileceği notu düşülüyor.

'Siyasal İslam' tabirini 'İslam'ın ışığında siyaset' olarak tanımlayan yazarlar, Türkiye'de bugün yaşanan siyasi gerilimleri 'İslamcılar' ile 'laikçiler' arasındaki mücadele olarak görmenin meseleyi 'aşırı basitleştirmek' olduğunu düşünüyor. Rapora göre, 'Bu gerilimler Osmanlı ve yakın Türkiye tarihinde derin kökleri olan, yeni yükselen sosyal sektörler ile laik elit -merkez ile çevre- arasındaki güç mücadelesinin bir parçası.' Raporda, 'Eskiden Kemalistler Batı'yla bağların ve Batı'ya entegrasyonun ana destekçileriydi. Ancak yakın geçmişte bu rol artan şekilde AKP tarafından ifa ediliyor.' deniyor. Türkiye'nin AB üyeliğinin reddi halinde ise 'Türkiye'nin Batı'ya bağlarını zayıflatmak isteyen güçlerin kuvvetleneceği' savunuluyor.vaytan

0 yorum.